Ana içeriğe atla

Güneş'in Kötü İkizi Nemesis

      Başlığı görüp 'Güneş'in ikizi mi olur' demeyin. Olur. Hem de çok güzel olur. Hatta Güneş sistemindeki yıldızların yaklaşık %60'ından fazlası çift yıldızdır. Ama bizim anlatacağımız şey yıldızların ikizleri, üçüzleri değil. Çok merak edenler olursa onu da araştırıp yazabiliriz elbette.

      Şimdi şöyle bir gerçek var; Dünya'da, periyodik aralıklarla büyük felaketler olmakta. Örneğin dinazorları yok eden göktaşı gibi. Bir abimiz çıkıp şöyle diyor: 'Diğer bir çok yıldızın olduğu gibi güneşin de bir ikizi var ve bu ikizin adı Nemesis. Nemesis her 26 milyon yılda bir Güneş'imizin çok yakınından geçiyor ve bu olduğunda büyük felaketleri de beraberinde getiriyor'. Bunu söyleyen abimizin adı: Richard Müller.


      İşte bu şirin şey bizim Güneş'imiz. Ne kadar da tatlı gözüküyor değil mi? Gerçi biraz sıcak(yüzey sıcaklığı 5500 °C ). Neyse konumuza dönelim. Richard Müller'e göre Güneşin , daha sönük, küçük ve kahverengi bir cüce kardeşi var.


      Bu da Kahverengi Cüce'nin temsili resmi. İşte şimdi bu cüce gezegen, Müller'e göre 26 milyon yıllık bir döngüde Güneş'imizin çok yakınından geçiyor ve yoluna devam ediyor. Bunu yaparken de bazı göktaşlarının yörüngelerinden çıkıp Dünya ve diğer gezegenlere çarpmasına neden oluyor. İşte bu yüzden de ona kötü ikiz diyorlar. Bir çok bilim adamı Nemesis'i gözlemleyebilmeyi dört gözle beklemekte. Bol şanslar diyelim.

      Bu arada, İngilizce'si iyi olanlar History Channel'da yayınlamış bir belgeseli izleyebilirler. Mümkün olursa ileride Türkçe alt yazılı halini de koymak istediğimizi sözlerimize ekleyelim. İngilizce belgeselin ilk partı aşağıdaki linkte.

http://www.youtube.com/watch?v=72mdxdUg9to

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gelelim Jeotermal Enerjinin Faydalarına

      Yaklaşık 4 yıl önce izlediğim bir belgeselde, tüm enerji ihtiyacımızı karşılayacak, bunu yaparken de doğaya zarar vermeyecek, sonsuz bir enerji kaynağından bahsediliyordu. Bahsettiği enerji türü jeotermal enerjiydi. O zaman için, daha önceden duyduğum ama pek üzerinde durmadığım bir konuydu. Bu yılın başlarında, okuduğum bir dergide yeniden karşıma çıktı, üstelik yeni (benim için yeni) gelişmelerle.



      Jeotermal enerji, yer kabuğunun katmanlarında biriken ısının oluşturduğu, çevresinde ve yer yüzeyinde bulunan sulara oranla daha fazla erimiş mineral ve çeşitli tuzlar içeren sıcak su, buhar ve gazlardan elde edilen enerjidir diyebiliriz. Tabi bir de yer kabuğunun derinliklerinde bulunan sıcak ve kuru kayalar, jeotermal enerji kaynaklarındandır. Jeotermal enerji, sürdürülebilir, ucuz, çevre dostu, tükenmez ve yenilebilir olmasından dolayı çok değerli bir enerji türü.

      Dünya üzerinde, genellikle yüzeye çıkan kaynaklardan faydalanılmakla birlikte, İzlanda, Yeni Zelanda, Amer…

Montaj Savaşları

    Son günlerde herkes internete düşen malum ses kaydını konuşuyor. Bazı ses mühendisleri sahtekarlık olmadığı yönünde fikir beyan ettiler. Tabi başbakanlık hemen bir yalanlamada bulundu. Bunlar kirli oyunlardır inanmayın dedi vs. Ardından bir iki yayın organında "ses kayıtlarının montaj olduğu ispatlandı" haberi çıktı. Millet vay be Amerika'dan ses mühendisleri yalanlamış dedi. Tam onlar derken adı geçen şirketlerden biri "biz öyle bir kayıtla ilgili bir şey söylemedik.Haber yapanlar kendilerinden utanmalıdırlar" diye yazı geçti.

    Türlü türlü konuşmalar döndü dönmeye de devam ediyor. TÜBİTAK kirliymiş meğer 5 kişi paketlendi. İnternete getirilen yasak yetmemiş olacak ki başbakan açıklama yaptı "bu milleti Facebook'a YouTube'a yedirmeyiz" diye(Sırf bu cümle ayrı bir yazının konusu bu arada). Onları da kapatmayı düşünüyorlarmış.

    Ses kaydının paylaşıldığı gün Facebook üzerinde videonun altına yapılan yorumları okudum. Halen tartışan insanl…